|
Tüm İslam alemi yek vücut, katil İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemilere hukuksuz bir şekilde saldırıp 9 güzel insanı da şehit etmesine büyük tepki gösteriyor, İsrail ise kendisini yüzsüzce savunuyor ve hiçbir hatası olmadığını söylüyordu. Türkiye’de de birkaç çatlak sesin haricinde herkes İsrail’in işlediği insanlık suçu konusunda hemfikirdi. Ta ki… İsrail’in arkasındaki en büyük güç olan Amerika’nın en nüfuzlu gazetelerinden Wall Street Journal’da Fethullah Gülen’in muhteşem bir zamanlama ile insani yardım götüren gemileri eleştirmesine(!) dek.
Wall Street Journal’a verdiği röportajda F. Gülen, “yardım” deyince tüm dünyada akla ilk gelen yardım kuruluşlarından olan İHH’yı yeni duyduğunu belirtmiş, İsrail’in yaptığı katliamdan neredeyse yine yardım gönüllülerini sorumlu tutmuştu. F. Gülen, bütün bunları söylerken, İsrail hakkında en ufak bir olumsuz eleştiri yapmamıştı. Sanırız ki… İsraillilerden başka hiç kimse İsrail’i bu kadar net savunmamıştır. Ben duymadım. Duyan varsa beri gelsin…
Bu olayın dünyadaki ve Türkiye’deki yankıları büyük oldu. İsrail, doğal olarak, F. Gülen’in bu demecini kendi çıkarı için kullanmakta gecikmedi. Türkiye’de ise vicdan sahibi olan herkes F. Gülen’i şiddetli bir şekilde eleştirdi. Cemaatle bir şekilde gönül bağı olan ya da cemaatin içinde olan birçok insan ise travma yaşadı.
Fakat... Cemaatin içinde olup veya cemaate sempati besleyip de F. Gülen’i şiddetli bir şekilde eleştirip ona tavır almaktansa, onun sözlerini bir şekilde tevil edip tekrardan F. Gülen’i haklı(!) çıkarmak zihinsel ve fiziksel konfor adına çok daha mantıklı bir tutum, hakkaniyetli olmasa da.
Bunun belki de en sarih örneğini Nuh Gönültaş’ta yaşadık. Öyle ki kendisini takip edenler “bu kadar kıvraklık karşısında yılanın bile beli kırılır” demekten kendilerini alamamışlardır diye tahmin ediyoruz. N. Gönültaş, 1 ve 3 Haziran tarihli yazılarında, taş üstünde taş koymuyordu. Okuyalım:
“ İsrail gemileri Akdeniz'de korsanlık yapıyor. / İsrail aynı zamanda terörist bir devlettir. / Zalimdir İsrail.”
“Millet Türk savaş gemilerinin İsrail'e doğru şöyle bir salınmasını istiyor.”
“Türkiye bölgesinde herkesle düşman sadece İsrail ile dost iken, bir süredir sürdürdüğü "sıfır sorun" politikasıyla şimdi bu durumun tam tersi bir pozisyona geçti. / Artık, herkesle dost, sadece İsrail ile düşman! / Bu pozisyon hem Türkiye'nin daha fazla yararına hem de komşularının. “
Bu ifadeler N. Gönültaş’ın 1 ve 3 Haziran tarihli yazılarından. Yani, Salı ve Perşembe günleri… Yani, F. Gülen’in röportajından 1 ve 3 gün önce… Ve o ünlü(!) röportajdan sonra, Pazar günü, N. Gönültaş’ın satırlarına bakalım:
“Filistin meselesinde taraf olmak başka bir şey, o meseleyi bahane edip sokaklarda İslamcı sloganlar atmak başka bir şey!”
“…kantarın topuzunu kaçırmamak lazım.”
“Bakın Amerika hâlâ İsrailli katillerin arkasında duruyor. Durmaktan da asla vazgeçecek gibi görünmüyor. / Hayal kurmamak lazım!/ Elbette bir şeyler yapmak lazım ama yapılan bu işleri gürültüsüz patırtısız yapmak lazım.”
“Dolayısıyla "Faydalı sonuçlar doğurmayacak şekilde otoriteye başkaldırı" sözünü iyi anlamak lazım.”
Türkiye’nin, acilen İsrail’e saldırmasını isteyen Gönültaş’tan, “bu işleri gürültüsüz patırtısız yapmak lazım” diyen Gönültaş’a…
Nereden nereye… F. Gülen’in röportajını bilmeyen birisi için, N. Gönültaş’ın Salı ve Perşembe günkü söylediği sözler ile Pazar günü söylediği sözler arasındaki derin çatlağın ve bu çatlağın oluşması için gerekli olan muazzam kıvraklığın bir açıklamasını yapmak imkansızdır.
Türkiye’de birçok F. Gülen sempatizanı ve cemaat üyesi, Gönültaş’ın yaşadığına benzer bir süreci yaşadı. Kimileri vicdanlarının sesini dinleyip doğru bildikleri şekilde davrandılar ve F. Gülen’i eleştirdiler. Kimileri ise vicdanlarının sesine ot tıkayıp F. Gülen’in sözcülüğünü yaptılar ve hatta onu savunmaya geçtiler zorlama tevillerle, aynen N. Gönültaş’ın yaptığı gibi.
Belirtmekte yarar var: Gazze bizim onurumuzdur!
* Bu yazı Haber Sahifesi'nde yayınlanmıştır.
|